ADNAN ÜSTÜN

ADNAN ÜSTÜN

flashaber24
ADNAN ÜSTÜN

LEHTE OLMANIZ, REZALETİNİZE MAZERET OLAMAZ !

Flas Haber -

Yandaşsınız diye sesimiz çıkmayacak değil...

Ey televizyon yöneticileri! Mevcut siyasi iradeden yana gözükmeniz, bu millete ahlaksızlık ve namussuzluğun reklamını - propagandasını yapmanızı meşru ve haklı göstermez. Buna izin vermez...

Bir tv programı düşünün ki, güya çocuğun babası kim diye onu araştırıyor. Bir onursuz erkek, kendisinden olmasa da çocuğu kabul edeceğini, vermeyeceğini söylerken, arsız ve edepsiz bir kadın ise test sonuçlarından,
çocuğun babasının kendi eşi değil de komşusu çıkması için dua ediyor...

Ey televizyoncular, böyle programlar ile hangi değerleri yerle bir ettiğinizi, ayrıca toplumun inancına ve imanına savaş açtığınızı biliyor musunuz?

Sizler biliyorsunuz, bunu biliyoruz ama hâlâ bu programları takip eden 'safdillere' ve müsaade edenlere bir çift lafımız var....

Gün içinde bunları izlemezsem olmaz diyen gençler, yengeler, ablalar...

Elindeki tesbih ile bunları seyreden hacı teyzeler, hacı amcalar ve bu programlara müsaade edenler, izin verenler !

İmanınız, inancınız törpüleniyor... Değerlerimiz iğdiş ediliyor...

Aile, çocuk, eş, komşu, namus, dua ve daha neler neler değersiz ediliyor, çiğneniyor...

Aile içi sadakat ayaklar altında.... Gayrimeşru ilişkiler, normal bir olaymış gibi konuşuluyor. Yüzlerce kişi stüdyoda, milyonlarca kişi ise ekranlarda bu rezaletleri seyrediyor!

Alt yazıda 'çocuk komşudan mı?' diye yazıyor. Oysa biz, komşusu kendisinden emin olmayan, güvenilmeyen kimsenin, iman sahibi olmadığını öğrendik peygamberimizden.

Komşunun ırzına, namusuna yan gözle bakmanın en büyük namussuzluk olduğuna inandık...

Bir zamanlar soframızda tat olmadığında tuz, ocağımız tütmediğinde ateş ve kül isterdik komşumuzdan. Bundan da yüksünmez, gocunmazdık. Atasözüne dökülürdü komşuluklarımız!

Şimdi ise tv programları ile komşu kelimesini nelerle anar olduk...

DNA test sonucuna göre çocuğun komşusundan olduğu ilan edilince 'Allah'a hamd ve şükür' eden aşüftenin diliyle harama ve zinaya hamd etmek de kazınıyor bilinç altına...

Oysa Allah, zinayı yasaklamış ve gönderdiği hükümlerle 'neslin korunmasını' esas tutmuştur!

Hadi diyelim ki, birilerinin inancı ve toplumsal değerleri kalmadı. Herkes bir yol tutmuş. Rezil ve alçak bir hayatı normal görüyor.

Peki anayasada toplumun temeli olarak kabul edilen ailenin korunması için devletin resmi kurumları ne yapar, hangi adımları atar?

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ne yapar?

Basit para cezaları ve uyarılarla mı geçiştireceksiniz bu tür programları?

Milletten alınan vergilerle kurulan ve çalışanlarının maaşları ödenen bu Kurulumuzun üye ve çalışanları neyin kontrol ve denetimini yapıyor?

Toplumun değerlerine tv programları ile savaş açılırken, ne için toplanıyor karar alıyor ve ne için çalışıyorsunuz?

Biraz ağır olacak ama, ne işe yarıyorsunuz?

'Elimiz kolumuz bağlı, kanun-mevzuat kapatmaya veya yayından çıkarmaya izin vermiyor, çok zor şartları var.' diyor olabilirsiniz.

O zaman biz de, milletin temsilcilerine sesleniyoruz.

Vebaliniz çok ağır olur. Dünyada olmasa bile ahirette hesabı sorulur. Gerekli düzenlemeleri yapınız!

Bir kaide vardır. 'Def-i mefâsid, celb-i menâfiden evlâdır.’’ Yani kötülüğü def etmek menfaat sağlamaktan önce gelir.

Ne kadar iyi iş yaparsak yapalım. Kötülük ve kötülüğe giden yolları kapatmadıkça, yaptığımız iyi ve güzel şeyler etkisiz kalacak, silinip-unutulup gidecektir.

Bugün ekranlarda her türlü arsızlık ve namussuzluğun açıkça reklamı ve propagandası yapılmaktadır.

İzlemeyin, İzin vermeyin...

Sessiz kalırsanız, toplumun inanç ve değerlerinin altını oyanlar sizin de altınızı bu şekilde oyacaktır.

Size yakın gözüken 'yandaşların' verdiği zarara sessiz kalmayın ki, size muhalif olanların yanlışlarına karşı çıkabilesiniz.

Namussuzluğun ve ahlaksızlığın işlenmesine, reklamının yapılmasına ses çıkarmayanlar ve bundan rahatsız olmayanlar, en az onlar kadar ahlak ve namustan yoksundur...

Zira kutlu peygamberin(as) öğretisi ile: 'kötülüğe karşı tavrımız; fiilen engellemeye gücümüz yetmiyorsa dilimizle karşı çıkmak, buna da gücümüz yetmezse kalbimizle kötülüğün karşısında olmaktır. Ki bu da imanın en zayıf noktasıdır.'

Rabbimiz bizleri ve neslimizi her türlü iffetsizlikten ve ahlaksızlıktan korusun!

Adnan Üstün-28.09.2020